İran, bazı ABD merkezli teknoloji şirketlerinin ofis ve altyapılarını hedef alarak bir liste yayımladı. Bu durum, bölgede enerji ve bankacılık gibi birçok sektörü etkileyebilir.
İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansının duyurduğu bilgilere göre, listede Google, Microsoft, Palantir, IBM, Nvidia, Oracle ve Amazon gibi şirketler yer alıyor. Bu şirketlerin bazı ofisleri ve altyapı noktaları, İsrail’deki şehirler ile bazı Körfez ülkelerinde bulunuyor.
SETA araştırmacısı Dr. Gloria Shkurti Özdemir, İran’ın ABD’li teknoloji firmalarını hedef almasının iki düzeyde stratejik bir mantığı olduğunu belirtti. Bölgesel düzeyde, Körfez ülkelerinin kritik altyapısını zayıflatma amacı güdüldüğünü ifade etti. Bu şirketlerin, bankacılıktan sağlığa kadar birçok sektörde dijital altyapı sağladığını vurguladı.
Özdemir, bu altyapıya yönelik bir saldırının sadece belirli bir kurumu değil, tüm sistemi etkileyebileceğini belirtti. Örneğin, ATM’lerin çalışmaması veya enerji yönetimindeki aksaklıklar gibi zincirleme etkilerin ortaya çıkabileceğini ifade etti. Mart ayında, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki veri merkezlerinin dron saldırılarıyla zarar görmesi, bu durumun bir örneği olarak gösterildi.
Bu şirketlerin yalnızca ticari aktörler değil, aynı zamanda ABD’nin küresel teknolojik gücünün bir parçası olduğunu belirten Özdemir, bu nedenle bu tesislere yönelik saldırıların Amerikan dijital altyapısına da saldırı anlamına geleceğini söyledi. İran’ın bu eylemleri, Körfez ülkelerine Washington ile stratejik yakınlaşmanın bir maliyeti olabileceği mesajını veriyor.
Küresel boyutta ise, ABD’nin Körfez’i yapay zeka ve veri merkezi altyapısının önemli bir merkezi haline getirme çabaları, bu stratejinin bir parçasıydı. Özdemir, Çinli teknoloji şirketlerinin bölgede güç kazanmasının, Washington’ın bu yatırımlarının arkasındaki sebeplerden biri olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, dijital altyapının stratejik bir hedef haline geldiğini ifade eden Özdemir, bu alandaki boşluğu doldurmaya en uygun aktörlerden birinin Çin olabileceğini vurguladı. İran’ın hedef aldığı şirketlerin, bölgedeki geniş dijital altyapıyı tehdit ettiğini ve bu durumun sadece teknoloji şirketlerini değil, aynı zamanda bölgedeki ekonomik sistemi de etkileyebileceğini ifade etti.