Yabancı dijital medya platformları, günümüzde sadece iletişim ve paylaşım araçları olmanın ötesine geçerek ülkelerin iç güvenliği ve siyasi süreçleri üzerinde de etkili hale geldi. Türkiye’de ve dünyada artan dijital bağımlılık, bu platformların ekonomik ve stratejik gücünü artırıyor.
2024 yılı itibarıyla Türkiye’den yabancı platformlara reklam yoluyla yaklaşık 158 milyar lira aktarıldığı belirtiliyor. Bu durum, yerli medya ve ekonominin gelir kaybına uğramasına neden oluyor. Uzmanlar, yabancı şirketlerin Türkiye’de yatırım yapmadığını ve elde ettikleri gelirleri yurtdışına aktardığını ifade ediyor.
Dijital medya alanındaki denetim eksikliği, dezenformasyonun yayılmasını kolaylaştırıyor. Türkiye’deki televizyon ve radyo kanalları düzenli olarak denetlenirken, dijital platformların kontrolsüz bir alan olarak faaliyet göstermesi eleştiriliyor. Ayrıca, toplanan büyük veri setlerinin siyasi ve istihbari amaçlarla kullanıldığı iddia ediliyor.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Çaycı, bu durumu değerlendirirken, Türkiye’nin yabancı platformların etkisini azaltmak için çeşitli adımlar atması gerektiğini vurguladı. Yerel medya ve içerik üreticilerinin bu pastadan pay alabilmesi için, yabancı platformların yerel yayıncılara gelir payı vermeye zorlanması gerektiğini belirtti.
Gençler üzerinde dijital platformların etkisi de önemli bir konu. Algoritmalar aracılığıyla içerik yönlendirmesi, gençlerin davranışlarını ve kimlik inşalarını etkiliyor. Bu durum, toplumsal değerler üzerinde de değişimlere yol açıyor.
Çaycı, veri güvenliği ve siber güvenlik konularında bağımsız bir denetim kurulunun oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Kullanıcıların verilerini koruma hakkına sahip olması ve yurt dışına aktarılan verilere şifreleme zorunluluğu getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sonuç olarak, Türkiye’nin bu sorunlarla baş etme yol haritası, yasaklamalar yerine düzenlemeler ve alternatif üretme üzerine kurulmalı.